Politika Taşeronları

27 Kasım 2007 tarihli Milliyet’in 3. sayfasındaki “bilim dünyayı kandırıyor mu?” adlı haberi okuduktan sonra Nobel ödüllü ekonomi profesörü Paul Krugman’ın “Politika Taşeronları ve Önemsizleşen Refah” adlı kitabında bahsettikleri ve oradan da bunun futboldaki iz düşümleri aklıma takıldı.

Milliyet’teki haberde, East Anglia Üniversitesi’nden bazı akademisyenlerin ellerindeki verileri çarpıtarak veya gizleyerek yanıltıcı bilgiler içeren raporlar hazırladıkları iddia ediliyordu.

Krugman’a göre politika taşeronları denen bir grup (genellikle akademisyen, gazeteci ve hukukçulardan oluştuğunu iddia ediyor) bilir! kişinin bilgiyi manipüle etmek veya genel kabul görmeye müsait fakat doğru olmayan bilgiler üretmek yoluyla, bazı güçlere istediklerini elde etme yolunda önemli fayda sağladıklarını belirtiyor.       

Sadece bir günde ve(ya) layık olmayan pek çok kişinin janjanlı unvanlar aldığı bir ülkeye dair bir durum değil demek ki bu bahsettiğimiz.

Futboldaki Politika Taşeronları

Bu taşeronların futbolda da var olduğunu gördük pek çok defa. INEA (Institute for European Affairs)’nın yayınladığı, FIFA’nın önerdiği 6+5 kuralının AB kanunlarına uygunluğuna ilişkin rapor, en canlı örneklerden biri olarak hemen aklıma geliyor. Bağımsız olduğunu söyleyen bu kurumdan raporu hazırlayan ekibinin unvanları almış başını yürümüş. Fakat raporu ilk okuduğumda bu profesör ağabeylere içimden okkalı bir hasstr çekmiştim.

Zaten raporun daha başında FIFA’dan “müşteri” olarak bahsediyorlar. Ardından da Sepp Blatter’in planının önünde AB hukuku açısından bir engel olmadığını iddia ediyorlardı.

Halbuki daha kısa bir sure önce AB tarafından 6+5 kuralının açıkça hukuka aykırı olduğu ilan edilmişti.

Bizdeki Durum

Benzer durumlarla futbolumuzda da sıkça karşılaşıyoruz. Bunların en önemlilerinden bir tanesine yaklaşık 2 sene önceki Haluk Ulusoy’un gönderildiği secim surecinde tanık olduk. Spor gazetecilerimizin yazdıklarını her zamanki bilgisizliklerinin bir sonucu saysak bile uluslararası federasyonlar ve futbol yönetimi konularında bilgi sahibi olduklarına şüphe olmayan kişiler de kamuoyunu sürekli olarak yanlış bilgilendirdiler. Bu yaşananların ardından da canlı yayında traji-komik bir TFF Genel Kurul’u izledik.

Haluk Ulusoy’un bu şekilde gitmiş olmasına çok fazla üzülmüyorum açıkçası. Ne de olsa kendisi de bilgi kirliliğinden ve politika taşeronlarından yararlanmayı en çok seven futbol adamlarımızdandır.

Son dönemde ise bu durumu naklen yayın hakları ihalesi ve şiddetin önlenmesine dair kanun tartışılırken görüyoruz. Erman Toroğlu derin uluslararası hukuk bilgisiyle sporda şiddetin önlenmesine dair kuvvetli bir kanunun biz hariç her ülkede var olduğunu söylerken, Şansal Büyüka naklen yayın ihalelerine ilişkin pek çok yanıltıcı bilgi veriyor ekranlardan. (Öz evladı misli.com internet sitesini açtığından beri verdiği yasadışı bahse karşı savaş ta bir başka takdire şayan konu aslında)

Konu aslında uzar gider… Yukarıdaki konuların her birine ayrı birer yazıda daha sonra tekrar değiniriz artık…   

Reklamlar

Yorumlarınızı paylaşın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s