Uluslararası sportif etkinliklerden kim ne elde eder?

Düzenlenen ekonomik etkinliklerin üç önemli yüklenici ayağı vardır. Devlet, yerel yönetimler ve ilgili spor kurumu (Spor federasyonu veya Milli Olimpiyat Komitesi). Bu üç kurum da etkinliklerde belirli bir külfete katlanmakta ve bazı faydalar elde etmektedirler.

Spor kurumları (ilgili uluslar arası ve ulusal spor federasyonu) her zaman en karlı çıkan aktörlerdir. Bunun sebebi mali külfetin çoğunu üstlenen genellikle ya yerel yönetimlerdir (Amerika ve Avrupa’nın pek çok yerinde bu gibi organizasyonlarda ana yüklenici yerel yönetimlerdir) ya da merkezi yönetimdir (Türkiye, eski doğu bloğu ve üçüncü dünya ülkelerinde ana yüklenici genellikle merkezi yönetimdir). Her iki kurumun da bütçesi vergiler yoluyla oluşmaktadır. Yani paralar halkın cebinden çıkmaktadır…

Organizasyon Komitesi ise genellikle operasyonel veya tesis giderlerini üstlenir. Altyapı, üstyapı gibi konulara karışmaz. Güvenlik, sağlık, toplu ulaşım gibi pahalı harcamaların büyük bir kısmı (genellikle tamamı) devlet veya yerel yönetimler tarafından karşılanır.

Öte yandan gelirlerin tamamı Organizasyon Komitesine ve uluslararası spor federasyonuna kalır. Zaten bu sebeple etkinlik ekonomisi hakkında hatalı pek çok yazı yazılmaktadır. Sadece Organizasyon Komitelerinin hesaplarına bakılarak yapılan analizler gerçeği yansıtmamaktadır. Bunların dışında kimi zaman tesisler de dâhil olmak üzere pek çok harcama da organizasyon komiteleri üzerinden değil devletin veya yerel yönetimin kendi bütçesinden karşılanmaktadır. Örneğin Pekin Olimpiyatları için yapılan dev bütçeli güvenlik harcamaları, Güney Afrika 2010 Dünya Kupası için yapılan yeni yollar veya Londra 2012 için yapılan şehir içi çalışmalarının hiçbiri organizasyon bütçesine dahil değildir. Oysaki bu harcamaların tamamı etkinlik sebebiyle yapılmaktadır.

Bu gibi ek harcamaları sevimli kılmak için spor çevreleri bunlara “sportif miras” demektedir. Unutulan bir şey var ki, bu mirasın parası tüm halktan çıkmaktadır.

Uluslararası etkinliklere spor federasyonlarının bir lütfu ve memlekete millete çok faydalı, ne pahasına olursa olsun bir tane edinilmesi gereken değerlermiş gibi bakarken biraz daha temkinli olmak gerekir.

Bunlar sadece spor federasyonlarının oluşturdukları ürünlerdir. Bunlara talip olursunuz ve ürünün sahibi destur verirse alırsınız. Bu seçimde öncelikle seçimi yapacak olan kuruma ve bu kurumun temsilcilerine en yüksek faydayı! sağlayacak olan aday seçilir. İkinci olarak da mevzu bahis spor branşı için en faydalı olacak adayın hangisi olacağına bakılır.

Uluslararasi etkinliklere talip olurken kılı kırk yarmak gerekir. Ne pahasına olursa olsun alalım diye bir yaklaşım olamaz. Araplar gibi yağımız bol değil ki boşa harcayalım.

Reklamlar

Yorumlarınızı paylaşın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s