NE OLUR NE OLMAZ!

En kestirmeden söylemek gerekirse; Bugüne kadar ne olduysa bundan sonra da o olur! 

Eyyam olur, kaypaklık olur, adaletsizlik olur, ahlaksızlık olur vs.

Hangi takımı tuttuğu farketmeden tüm futbolseverlerin canını sıkacak ve futbolemerlerin en az zararla kurtulmalarına özen gösterilecek şekilde süreç sonlandırılır.

Fakat daha somut bazı öngörüler de yapılabilir. Takımlara hiç bir ceza verilmeyeceği düşüncesinde değilim. Fakat cezalar mümkün olduğunca alt perdeden açıklanır ve tahminim bu sene icin uygulanarak gelecek sezonun “tertemiz” başlaması gözetilir.  

  • Galatasaray: Sahada ne olursa olsun şampiyon olur ve Şampiyonlar Ligi’ne katılır.
  • Fenerbahçe: Avrupa Kupaları’na en az bir sene daha katılamaz. 
  • Trabzon: Allah Kerim! 
  • Beşiktaş: Demirören’in enkazını kaldırana kadar zaten şike olayları da unutulur gider.
  • Diğer takımlar; onlar zaten yok hükmündeler.

Bu öngörülerimin  en önemli dayanağı İstanbul’da yapılan Erdoğan-Platini görüşmesi, ardından yapılan açıklamalar ve sonrasında yaşananlardır.  

  • Başbakan, kişiler ve kurumlar ayrılmali dedi… Ayrıldı. 
  • Kişiler cezalandırılmalı dedi. Görünen o ki öyle olacak. 
  • Kurumlar ceza almamalı dedi fakat buna Platini ufak bir müdahale yaptı. 
  • EURO 2012’yi bize verin dedik. Suyundan da koyalım mı diye sordular.

EURO 2012 bize neredeyse altın tepsi ile sunulurken (henüz başka bir aday yok ve adaylıkların açıklanması için son gün 15 Mayıs 2012) uluslararası kamuoyuna şikeye prim vermiyor gibi görünmek çok da uygun olmaz. En azından komşular alışverişte görsünler diye bir ceza vermek gerekir. Ayrıca, UEFA’nın ve Platini’nin de karizması çizilmesin.     

Herkes UEFA bizi yakacak diyor. Ben çok büyük bir yaptırım uygulayacaklarını sanmıyorum. Gürültü çıkaracak birkaç açıklamanın ardından (onu da Platini değil kötü polis Infantino yapabilir) adı geçen kulüplere asgari seviyeden cezalar ile durum geçiştirilecektir. Onlar da “sıfır tolerans” a devam etmiş gözükecekler böylece! 

Bu işin içine siyaset boğazına kadar girdi ve UEFA ile de görüştü. Bir defaya mahsus bir görüşme olduğunu da sanmıyorum bunun. İşin içine siyaset girdiğinde, hele ki önemli sayılabilecek bir lider ve ülke söz konusuysa, UEFA mutlaka uzlaşır. 

Siyaset ile uzlaşmaları gerektiğinin dersini 1990’larda defalarca aldılar ve artık siyasi erk ile iyi geçinmenin kendi varoluşları için kaçınılmaz bir gereklilik olduğunun farkındalar (Detaylı araştırma için buraya bakabilirsiniz) . UEFA’nin İsviçre dışındaki tek resmi ofisi Brüksel’de ve temel görevi lobi faaliyetleri gerçekleştirmektir. Siyasetçilerle iyi geçinmek UEFA için sandığınızdan çooook daha önemli!

Reklamlar

Yorumlarınızı paylaşın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s