Süper Lig’den bir Premier Lig çıkar mı?

SporTotoPremierLeagueSuperLig

*Bu yazı ilk olarak Futbol Extra dergisi Şubat 2013 sayısında yayınlanmıştır.

Bu sorunun öncelikli muhatabı Başbakandır. Türkiye’den bir İngiltere çıkartabilirsek, Premier Lig olmasa da mevcut yöneticilerle bile en kötü ihtimalle kör topal bir Serie A çıkartırız.

GSMH (2011 / $m) Lig Gelirleri (2011-12 / €m)
Almanya 3.577.031 1.746
Fransa 2.776.324 1.040
Birleşik Krallık 2.417.570 2.500
Italya 2.198.730 1.553
Rusya 1.850.401 614
İspanya 1.493.513 1.718
Hollanda 840.433 431
Türkiye 778.089 515

Kaynak: IMF ve Deloitte

LİGİ KULÜPLER BİRLİĞİ Mİ TFF Mİ YÖNETMELİ?

Ben bu tartışmaları Türk futbolunda başka bir gündem değiştirme çabası olarak görüyorum.

Neşeli Günler filmindeki Saadet Hanım ile Kazım Efendi’nin “Turşu suyu limonla mi yapılır, sirkeyle mi?” tartışmasından bir farkı yok. Gereksiz ve hiç bir fayda getirmeyecek bir girişim.

Premier Lig modeli diye sunulan ve kabaca ligin ticari yönetimini Futbol Federasyonu yerine kulüplerin oluşturduğu bir yapıya bırakmak fikrini ortaya koymak için “profesör” olmaya gerek yok. Daha önce de pek çok kişi bu fikri ortaya atmıştı.

Müthiş buluş gibi sunulan “model” sadece İngiltere’de uygulanmıyor. Benzer modelin uygulandığı ve bizim futbol büyüklerimizden çok önceleri akıl etmiş olan liglerden bazılarını aşağıda verdim. Onlarda da ligi kulüpler birliği benzeri yapılar yönetiyor. Henüz bir Premier Lig olamadılar. Orada da taraftarlar ve medya bizdeki gibi umutla bekliyorlardır herhalde. Aşağıdaki liglerde de ligin ticari işleri bir şirket tarafından yönetiliyor ve şirketin ortakları da o ligde mücadele eden kulüpler.

Trinidad Tobago Pro Lig: Kuruluş 2002

Kenya Premier Ligi: Kuruluş 2004

Endonezya Premier Ligi: Kuruluş 2011

Hindistan Premier Ligi, 2013-14 sezonunda başlıyor

NEDEN LİGLER AYRILIR?

Premier Lig’in İngiltere Futbol Federasyonu’ndan ayrılmasının temel sebebi profesyonel kulüplerin Federasyon üzerinde yeterince etkili olamamalaridir. Premier Lig’in o dönemde de bugün de The FA Genel Kurulu’nda temsili sadece %5. Premier Lig’in altındaki diğer 3 profesyonel ligin temsili de sadece %5 düzeyinde. İngiltere Futbolu, tüm Avrupa’da olduğu gibi tabandan gücünü alır. Almanya için de Hollanda için de durum benzer aslında. Bu ülkelerde de profesyonel ligler Genel Kurul delegasyonunda azınlık durumunda. Böyle olunca da ürün üzerindeki kontrolleri azalıyordu. Ligleri kulüplerin hakim olduğu ayrı bir yapı kurarak yonetmelerindeki temel sebep bu aslında.

Bize baktığımızda böyle bir durum yok. TFF kozmik odalarına kadar profesyonel kulüpler hatta bir kaç kulüp tarafından ele geçirilmiş durumda. Eğer kulüpler TFF üzerindeki hegamonyasindan vazgececeklerse, tüm profesyonel lig kulüplerinin temsilci sayısı %50’nin altına dusecekse ve büyük diye adledilen kulüpler tek bir kişi ile temsil edilecekse lig ayrı bir yapı olarak orgutlensin. Bu Türk futbolunun kesinlikle faydasına olur. Fayda sağlayan Ligi kulüplerin yönetmesi değil, TFF Genel Kurulundaki temsil oranlarının bir nebze daha demokratik hale gelmesi olacaktır.

KOPYALA-YAPIŞTIR REFORMLAR

Botox yaptırarak, silikon taktırarak bu ligi de futbolumuzu da guzelleştiremeyiz. Değil şirket veya yeni bir yasa, tüm dünyaya örnek olacak yeni bir yapılanma modeli keşfetsek bile olmaz. Sorun yapılanma modelinde değil yönetenler ve gücün dağılımında. Temel problemin ne olduğunu ve nasıl çözüleceğini derinlemesine araştırmazsak ve gerçekçi çözümler üretemezsek bir yere varamayız.

Kopyala-Yapıştır inovasyonları tartışmayı bırakıp gerçek anlamda fayda sağlayacak konulara odaklanmalıyız. 2000’lerin başında da İngiliz kulüplerinin şirketleştikleri için başarılı olduklarını sandık, biz de yapmaya çalıştık fakat kısa vadeli kaynak, uzun vadeli borçlar yaratmaktan başka hiçbir ise yaramadı bu kopyala-yapıştır reformlarımız. Bugün konuşulanlar da aynı mantığın eserleri maalesef.

KANUN ŞART!

Eğitim şart’tan sonra dilimize yerleşecek en önemli “şart” bu oldu galiba. Yeni lig yapısının kurulması için de kanun şartmış. Dünyada kanunla futbolu yöneten, anayasa maddesiyle spor yargısını adalet sisteminin önüne koyan ilk ve tek ülke olmamızın yanında ilk defa kanun ile lig kuran ve yöneten ülke olmaya da talibiz demek ki.

Madem İngiltere’yi çok beğeniyor ve örnek alıyoruz, o zaman neden futbol veya sporun idari yapılanmasına ilişkin hiç bir kanunları olmadığı gerçeğini dikkate almıyoruz. Veya yukarıda da belirttiğim Genel Kurul’un tabana yayılmış delege yapısını örnek almıyoruz? O zaman ben bu örneklemelerde art niyet arıyorum. Sanırım batının sadece işimize gelen yönlerini almaya çalışıyor bazı aklıevvellerimiz.

Reklamlar

Yorumlarınızı paylaşın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s